16 Temmuz 2010 Cuma

10 Hayat Dersi

Uluslararası İlişkiler bana göre, en okunası bölümlerden biri. Hani bir dili sırf sevdiğiniz için öğrenmek gibi, zaman ve para sıkıntısı diye bir şey olmasa, sırf manevi tatmin için okunası bir bölüm..:) Arada bir de olsa derslere tekrar girebilmek için neler vermezdim. Birgün böyle söyleyeceğim aklıma gelmezdi gerçekten..Yine de son sene aklım biraz başıma gelmişti de, benden önce mezun olan ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde yüksek lisansa başlayan bir arkadaşımla onun aldığı yüksek lisans dersine giriyordum. Ders de "Kişi Hak ve Hürriyetleri ve Kolluk Faaliyetleri" diye bir ders..Yani pek bizim değil de "Kamucuların" ilgi alanı, kısacası ders filan umrumda değil aslında. Sadece sevdiğim bir hocam veriyordu dersi, bir de az kişi alınca odasında anlatıyordu, zaten tam kafa bir hoca, maksat halen okullu olmanın nimetlerinden sonuna kadar faydalanmak..

Üniversitenin en sevdiğim yanlarından biri işte böyle hocaların spontane esprileri ve anlattıkları. Ne fotokopicilerde ne de sınıfın en çalışkanında bile bulunmayan notlar..

Son sene, bir dersin son ders saatinde yine çok sevdiğim hocalarımdan biri 10 adet madde saymıştı. Birtek ben nasılsa not almıştım. Burada yazmak istedim. Klasik oldu ama 10 hayat dersi dedim başlıkta..Sadece, ilk ağızdan dinledim ve o anda orada olanlar için sonsuza kadar o tahta sıralarda kaldı diye biraz daha özel geliyor..

1) En çok doğru bildiğinden kuşkulanmak

2) Başkalarının papağanı olmamak

3) Eleştirel okumak, değerlendirmek

4) Basit sorular sormak (Ağaçlar neden kahverengi)

5) Bakarken göremediğimiz gerçekleri sorgulamak

6) Benzerlik ve farklılıkları aramak

7) Nedenin arkasındaki nedeni aramak

8) Siyah-beyaz düşünmemek

9) En önemli/ Asıl nedeni bulmak

10) İçinde yaşadığımız topluma karşı duyarlı olmak – sorumluluklarımızı ve borcumuzu unutmamak

Şimdiye kadar en iyi 8. maddeyi uygulayabildim sanırım. En zorlandığımsa 1. madde. O kadar ezber ki çoğu şeyimiz ve o kadar programlanmışız ki, kuşkulanmak aklımıza bile gelmiyor.

Aslında düşündüğümüz zaman, bu yaklaşım biçimlerinin yaratıcılığı körükleyen şeyler olduğunu görebiliriz.

Paylaşmak istedim, belki zihninizin bir köşesinde ufak bir ışık uyandırır..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder