3 Şubat 2011 Perşembe

Yeni Mezunlar ve Öğrenciler için İpuçları

Özgür Alaz Promoqube blogda ajansta (en azından Promoqube'da) çalışmak isteyen gençler için bazı ipuçları sıralamış. Sektörün içinden, hatta direk firmanın içinden bir kişinin böyle bir yazı yazması gerçekten çok güzel ve keşke diğer sektörlerden yöneticiler de benzer bir liste yapsa diye geçti aklımdan :)

Sık sık yönetici pozisyonunda çalışan insanlarla yapılmış çeşitli röportajları okuyorum ve elbette hepsine gençlere verebilecekleri tavsiyelerle ilgili sorular yöneltiliyor. Ancak sanki hepsi benzer ve genel şeyler söylüyor gibi geliyor bana..Ya da ben artık böyle röportajları çok fazla okuduğum için bana öyle geliyor :) Yanlış anlaşılmasın, elbette onların verdiği bilgiler çok değerli; çünkü onlar okul hayatında öğretilmeyen ancak hayat okulundaki sınavları verebilmek için gerekli olan ve de hem yola çıkarken hem de yol boyu ilke edinmemiz gereken bilgiler.

Ancak Özgür Alaz'ın yazısını vurgulamamın sebebi sektörle ilgili adeta "içerden bilgi veren" ve "kafa açıcı" bir yazı olması. Öncelikle, başta söylediği şu söz üzerinde biraz düşünmeliyiz: "...Birçok iş görüşmesi de yapıyorum. Gördüğüm, gençlerin gerçekten çok istekli ve iyi niyetli olmalarına rağmen, donanımsız olarak iş dünyasına atılmak zorunda kalmaları..."
Laptop Sticker

İstek ve azim yeni mezun çoğu gençte olan ve nitekim işverenlerin mutlaka aradığı bir şart, bunda bir şüphemiz yok. Ancak herkesin istekli ve azimli olduğu bir ortamda tercih sebebi olacak artılar konusunda çoğu genç maalesef yetersiz kalıyor.

Üniversite dönemini (bazı bölümler dışında) sadece derslere girerek geçirdiyseniz, kendinizi donatma işi okul sonrasına kalıyor ki, bu işe önceden başlamış olanlar maalesef 1-0 önde başlıyorlar maça. Bunda Türkiye'deki ailelerin olaya bakış açısının da çok büyük etkisi var tabi ki..Aileler okul yani dersler dışında herhangi bir meşgale edinmenin dersleri aksatarak okul başarısını olumsuz etkileyeceğini düşünüyorlar.

Sanırım Türkiye'de, lise ya da üniversitede okuyan bir genç, part-time gibi bir işte çalışmak istediğinde ya da arkadaşlarıyla toplanıp ufak bir girişim yapmak istediğinde önce ailesini ikna etmek zorunda kalıyor. Çünkü aileler "çalışmana gerek yok, orda kazanacağın parayı ben sana veririm" diye yaklaşıyorlar olaya. Oysa ki ailenin genci henüz okurken kendini donatması adına yapabilecekleri konusunda aydınlatması ve teşvik etmesi gerekiyor. İnternetin Facebook ve msn dışındaki müthiş imkanlarından faydalanması konusunda, ilgi alanına giren bir konuda dergi abonesi yaparak (dergi abonesi olamıyorsa sahaflardan alarak..), sırf sosyal çevresini (iletişimde olduğu, gerçek bir çevre, Facebook paylaşımlarını takip ettiği bir çevre değil) geliştirmesi için dernek, vakıf, kulüp, organizasyon aktivitelerine katılması konusunda, blog açmak konusunda, "icat çıkarmak" konusunda..vb
Özgür Alaz'ın yazısını elbette sadece ajansta çalışmak isteyenler değil, okuyan ya da yeni mezun her genç okumalı, mutlaka bir perspektif verecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder