21 Mart 2011 Pazartesi

BilgiArena Girişimcilik Zirvesi ve Bilgi Üniversitesi'nde 1 Ders Ücretsiz MBA :)


Geçen hafta Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen BilgiArena “360° Girişimcilik” etkinliğindeydim. Konunun farklı yönleriyle ilgili konuşmacılar seçilmişti. Yeni girişim alanları, nasıl ve nereden girişim desteği veya yatırım alınabileceği, başarı öyküleri, e-ticaret, iş fikrini hayata geçirme gibi konular konuşuldu. Etkinliğe 2. ve 3.gün katıldım.

Benim dinlediklerimden kısa notlar şöyle:

Canan Çelebioğlu (Çelebi Holding YK Başkan Vekili)

Kendisi "bugünlere nasıl geldiklerini" anlattı. Bu tabir çok klasik farkındayım ve belki sıkıcı geldi size ama gelmesin, çünkü bence böyle hikayeler "ben de başarabilirim" dedirtiyor insana, özellikle üniversite öğrencileri için çok değerli. Yani çoğu zaman "neden ben olayım ki" deriz ya, işte bu hikayeler "neden o kişi ben olmayayım" dedirtiyor. Anlattıkları bir gerçeği tekrar onayladı benim gözümde..Çok çalışmak ve her şey bitti dendiği anda bazen "doğanın eli"nin neler yapabileceğine inanmak!

Kutlu Kazancı, Elbruz Yılmaz, Nevzat Aydın, Uğur Şeker (Galata Business Angels)

(Nevzat Aydın yemeksepeti.com'un kurucusu..Dragons' Den'i izleyenler varsa bilir.)

Kendi kariyer yolculuklarından ve yeni girişimlere nasıl yatırım yaptıklarından bahsettiler. Benim konuşmadan aklımda kalan en önemli nokta fikre değil, kişiye yatırım yapıldığını söylemeleriydi...Yoksa başka bir konuşmada mı söylendi bu? Neyse! Sonuçta hangi konuşmada söylenmiş olursa olsun, çok süper bir fikrim var diye ortada gezen ve yatırım arayan girişimcilere duyurulur!

Bir de Kutlu Kazancı iki anekdot anlattı, bu da girişimcilerin kulaklarına küpe olsun! Bir defasında yatırım yaptıkları gençlerin ilk etapta bilgisayar almaları gerekiyormuş. Adamlar gitmiş 4 adet Mac'in en pahalı janti modelini almışlar ve tabi para aynen bitmiş. Geri geldiklerinde Kutlu Kazancı gençleri geri gönderip, bilgisayarları sattırmış ve onların yerine daha ucuz ve de 2.el bilgisayarlar alınmış. :)

Bir keresinde de gelen bir iş planında işe alınacakların listesi varmış. Bakmış listenin sonunda CAYCİ yazıyor. Kutlu Kazancı bu ne demiş meğer o çaycıymış :)) Yani daha işin başında çaycı almayı planlıyorlar. Biz de şirket yönetmiyoruz ama bu kadarına da pes gerçekten! :)

Güçlü Gökozan (Buldumbuldum.com Kurucusu)

Sunumu çok eğlenceliydi. Zaten aksi mümkün değil! Ürünler o kadar eğlenceli ki, gülmeden anlatmak imkansız. :) Onun konuşmasından çıkardığım önemli not ise şu oldu: Kendisine, "bu işe girmeye karar verdiğinde piyasada benzer girişimlerin olup olmadığını, varsa kendilerinin nasıl öne çıktıklarını ve başarılı olduklarını" sordum. O da "vardı, ama bu tarz ürünlerin yanında uçan helikopter..vs gibi bazı ürünler de satıyorlardı, konumlandırmaları yanlıştı, net değildi" gibi bir cevap verdi. Gerçekten kendilerinin sattıkları ürünlerde ortak bir kriter var: Eğlenceli, beklenmedik ve aynı zamanda fonksiyonel ürünler.


Ayrıca yakın zamanda benzer konseptte "eğlence" satmaya başlayacaklarının haberini verdi. Küçükken vinç, forklift opearatörü olmak isteyen beylerin hayallerini gerçekleştirebilecekleri türden eğlenceler olacakmış :)

Anıl Süren (sehirfırsati.com Direktörü)

Groupon'un Türkiye'ye nasıl giriş yaptığını ve iş modellerini anlattı. Son zamanlarda, restaurantlarda bu kuponları kullanan ve kendilerine 2. sınıf müşteri muamelesi yapıldığını söyleyenleri okuyorum internette. Anıl Bey'e bu konuyu sordum. Kendisi, bu işin amacının reklam olduğunu, çoğu işletmenin modeli anlamadıklarını ve böyle yaparak kendilerini baltaladıklarının farkında olmadıklarını söyledi.

Didem Evgulu (Şölen Çikolata Marka Müdürü)

Yeniledikleri Şölen Biscolata ürünlerini, viral hale gelen reklamlarını (altta videosu olan) ve Şölen markasını nasıl yeniden şekillendirdiklerini anlattı. Biscolata kadınları hedef alan bir ürünmüş. Hemen her üründe olduğu gibi bisküvi reklamlarında da hep kadınlar kullanıldığı için böyle farklı bir şey yapmak istemişler.

Soruma verdikleri cevapla Şölen markasını ETİ ve Ülker'in yanında konumlandırdıklarını öğrendim. Zor bir işe kalkıştıklarının farkındalar, kolay gelsin diyorum. :)

3.günün konuşmacılarından olan ve merakla beklenen Alphan Manas'ın hastaneye kaldırıldığını öğrendik ve konuşması iptal oldu. Yerine Bilgi Üniversitesi'nde MBA öğrencilerine E-Ticaret ve İstatistik dersleri veren Prof. Şule Özmen'in e-ticaret konulu bir konuşma yapacağını öğrendik.

Alphan Manas'a öncelikle geçmiş olsun diyorum. Kendisini dinlemeyi gerçekten çok istiyordum ve yerine başka bir konuşmacının geleceğini öğrenince de üzülmüştüm açıkçası ama Şule Hoca'nın konuşması hem çok güzeldi, hem de konuşma sonrası kendisine soru sormaya gittiğimde çok güzel bir tesadüf oldu. Sorum gittigidiyor ile ilgiliydi ve Şule Hoca akşam gireceği MBA dersinde GG Dijital Pazarlama Müdürü'nün konuk hoca olduğunu, istersem gelip ona sorabileceğimi söylemesin mi! Tabi ki sevincimi tahmin edemezsiniz. Akşam 7'deki derse müthiş bir istek ve coşku ile gittim. GG Pazarlama Müdürü'ne hem sorumu sordum, hem de dersi dinledim.
Gülbin Hanım, GittiGidiyor'un SEM, SEO, affiliate marketing ve e-mail marketing'i nasıl kullandığını ve uyguladığını anlattı. Ben de bu uygulamaların gerçek iş hayatında nasıl yapıldığını ilk ağızdan dinleme fırsatı bulduğum için çok mutlu oldum. Ayrıca Şule Hoca bizi MBA derslerine davet etti, en kısa zamanda tekrar gideceğim kendisine haber vererek. :)

27 Şubat 2011 Pazar

Stumbleupon.com..Keşfetmek Lazım!

Baya geç kalmış bir yazı ama mutlaka bahsetmek istiyorum bu siteden. Geçtiğimiz Ocak ayının sonunda E-tohum Girişimcilik Zirvesi gerçekleşti. Zirvede önce sunumlar oldu, sonra da E-tohum fonu tarafından destek verilecek finalistler açıklandı.

 
İlk sunum stumbleupon.com’dan Berk Demir’in sunumuydu. Ancak bu yazımda zirveden değil, stumbleupon.com’dan bahsedeceğim çünkü Berk Demir sunumuna başlamadan, kaç kişinin StumbleUpon’u bilmediğini sordu ve salondaki neredeyse tüm eller kalktı :) Salondaki çoğunluğun 20-30 yaş aralığında olduğunu ve orada bulunma sebebi itibariyle internet, internet girişimciliği, yazılım..vb gibi alanlarla yakından ilgili olduğunu düşünürseniz bu oran aslında beni şaşırttı. Berk Demir’in tepkisine bakılırsa sanırım o da beklemiyordu bu kadarını :) Ben de bu siteden bahsedeyim istedim.

StumbleUpon’un nasıl işlediği, nasıl para kazandığı ve benzer girişimlerin Bay Area’dan çıkmasının San Francisco’nın havasından mı suyundan mı kaynaklandığını, ABD'de şirket kültürü ve ona uyumun ne anlama geldiğini, bu şirketlerin karar alma süreçlerini, “hire slow, fire fast” felsefesini ve kendisinin software architecht (yazılım mimarı) olarak firmada neler yaptığını merak ediyorsanız bu sunumu izleyebilirsiniz. Zirvedeki tüm sunumlar ise burada.

Stumbleupon.com’un Türkiye’de yakın zamanda daha popüler olacağını ve sizin de kullanmaktan son derece keyif alacağınızı düşünüyorum. Berk Demir’in anlatımıyla StumbleUpon kısaca kişiselleştirilmiş web deneyimi sunan ve arkasında bir tavsiye motorunun olduğu bir site. “İlgilendiğiniz, hoşunuza giden konularda, başkaları tarafından beğenilerek indekse sokulmuş” site, blog, video, haber tavsiyeleri sunuyor. Bu tavsiyelerin hepsi kişiselleştirilmiş ve StumbleUpon’u ne kadar çok kullanırsak beğendiklerimizle ilgili o kadar fikir sahibi oluyor.

İşe, ilgi alanlarınızı belirlediğiniz kategorilerden başlayabilirsiniz. Stumble'a tıkladıkça seçtiğiniz başlıklara göre sayfalar çıkıyor önünüze. Thumbs up (I like it!) ve thumbs down simgelerini kullanarak içeriğini beğendiğiniz veya ilginizi çekmeyen siteleri işaretliyorsunuz. Thumbs up'a tıklarsanız bu daha çok benzer sayfalar görmek istediğiniz anlamına geliyor. Thumbs down'a tıklarsanız benzer içerikli sayfalar gittikçe daha az gösteriliyor.

Dilerseniz bu sayfalarla ilgili yorum yapabilir, gönderilen yorumları ve sayfayı kimin submit ettiğini de görebilirsiniz.
 
Sitelerde harcanan vakit, navigasyonun hangi saniyesinde sitenin beğenildiği, hangi siteden o siteye gelindiği gibi davranış şekillerini hesaba katarak tavsiyelerde bulunuyor. Ne kadar harika değil mi?
Özetle StumbleUpon sizi ulaşmak istediğiniz içeriğe çok etkin ve pratik şekilde götürüyor, firmalar açısındansa onların hedef kitleye ulaşabilmesini sağlıyor.

StumbleUpon'u nasıl kullanabileceğinize dair burada videolu anlatım mevcut.

Sitenizi Nasıl Submit Edebilirsiniz?

Bunu yapmak için önce toolbarı indirmeniz gerekiyor. Ardından yapılması gerekenleri ve ipuçlarını buradan ve buradan öğrenebilirsiniz. Sayfa submit edileceği zaman dikkat edilmesi gereken bazı noktalar ise şöyle:

-Spam olarak değerlendirilmemesi için, sitenizdeki her sayfayı submit etmemek gerektiği gibi, hepsinin sizin tarafınızdan submit edilmemesi de önemli.
-Kullanıcıların sadece yüksek kalitede sayfaları görüntülemesi esas alındığı için, en iyi içeriğe sahip sayfaları submit etmeniz daha akıllıca olacaktır.
-Sayfayı 5 adede kadar tagleyebiliyorsunuz. Burada önemli olan doğru kategoride, doğru etiketlerin kullanılarak doğru kitle tarafından görüntülenmesini sağlamak. Aksi takdirde gittikçe daha çok kişi sayfayı kötü oylayacağından, görüntülenme sayınız da düşecektir.

İyi keşifler!

6 Ocak 2011 Perşembe

Sukkulent Bitkisi ile Düğün Dekorasyonu ve Aksesuarları

Önceki yazımda yukarıdaki muhteşem saç bandının ve bilekliğin canlı bir bitkiden yapıldığını ve aynısını sizin de yapabileceğinizi söylemiştim. Bu saç bandı ve bileklik Martha Stewart Wedding için hazırlanan "Metalik" temalı düğün çekiminden.

 
İlk önce bu çekimin tümünü görmenizi şiddetle tavsiye ederim. Tam bir göz ziyafeti.

Enterasan olan saçta ve bilekte gördüğünüz çiçeğin aslında canlı bir bitki olması. Bitkinin adı sukkulent (Succulent).Gövdesi etli ve sulu bir bitki türü. O kadar güzel formlarda cinsleri var ki, hem evde hem organizasyonlarda, hem dekor objesi hem de saç-kıyafet aksesuarı olarak kullanılmaya çok müsait ve harika tasarımlara imkan veren bir bitki.


Amerikan evlilik endüstrisini ele geçirmiş bir bitki desek yanlış olmaz. Sofra, sandalye, pasta, duvar..vs gibi her türlü süslemede, gelin buketi, damat yakalığı gibi aksesuarlarda ve takılarda kullanılan bir bitki. Ayrıntılarda kullanılan minik cinslerinden ve yapraklarından tutun da sukkulent temalı düğünler bile mevcut. Resimdeki saç bandına gelince..Sadece metalik altın renkte sprey boya ile boyayarak yapılmış. Ama ne kadar müthiş görünüyor öyle değil mi?
 


 


 




Aşağıdaki düğünlerde sukkulentler düğün teması içinde ana çiçek olarak belirlenmiş. Gelin buketinde, damat yakalığında, masa düzenlemesinde, sandalyelerde.. kullanılmış.

Düğünün tamamı burada.

Diğer düğün:


Gelin Buketleri:
 
Düğünün devamı

Düğünün devamı

Düğünün devamı

Düğünün devamı

Bilekliğe ne dersiniz?

Düğünlerin tamamını görüntülediğinizde, bu bitkinin nerelerde kullanılabildiğini görebilir, kendi düğününüzle ilgili fikirler alabilirsiniz. Tek başına basit bir bitki gibi görünüyor ancak doğru düzenleme içinde, uygun objelerle birlikte kullanıldığında müthiş bir dekorasyon objesi haline gelen ve farklı kullanımlara imkan veren harika bir bitki.

4 Ocak 2011 Salı

DIY İnci Gelin Takıları

Sık sık internette çok şık takı-aksesuar modelleri görürüz ama ya çok pahalıdır ya da aynısından yapmak imkansız görünür. İşte, gelin adayları için kendinizin yapabileceği ancak bir o kadar şık ve göz alıcı birkaç kolye ve bilezik derledim.

Yukarıdaki kolyeden yapmak için, farklı boyda incilerden en az 10 sıra dizip, daha sonra burarak ya da örerek oluşturacağınız bir kolye kuyumcudan alınmış kadar şık ve hoş duracaktır. Hatta gri, pembe ve beyaz incileri bir arada kullanabilirsiniz. Elbette gerçek inci olmak zorunda değil :) Tahtakalede her taşçıda farklı renk, şekil ve boyda kültür incileri bulabilirsiniz. Pembe-beyaz, pembe-gri, gri-beyaz kombinler müthiş duracaktır.

İncilerle yukarıdaki gibi uzun bir kolye de çalışabilirsiniz. Ucundaki büyük parlak çiçekten Tahtakale Marpuççular Çarşısı'nda bulabilirsiniz:

 
Pembe Kolye JCrew

 

Bilezik JCrew

Yukarıdaki kolye ve bileklikler büyük yuvarlak incilerler ve parlak toplarla yapılmış. Tahtakaledeki dükkanlarda o kadar farklı boy ve şekilde inciler var ki, çeşitleri gördüğünüz zaman kendi tasarımlarınız zihninizde canlanacaktır. Parlak topları da aynı şekilde Marpuççular'da bulabilirsiniz. Kalın bir zincire rastgele şekilde de tutturabilirsiniz.

İnci Yaka Kolye: LuLu's

Bu biraz boncukla örgü bilgisi gerektiren bir model. Fikir vermesi açısından yer verdim.

Bir sonraki yazımda aşağıdaki saç aksesuarına yer vereceğim. Bu saç bandı canlı bir bitki ile yapılmış ve güzel haber ise aynısını kendiniz de çok kolay şekilde yapabileceksiniz.

 

26 Aralık 2010 Pazar

Bir Oda Dolusu Pazarlama Ekibi ya da 10 Kaplan Gücünde Fikirler

Bu ayki Forbes dergisinde çok ilgimi çeken bir konu vardı. Yeni bir iş fikri ve siteyle ilgili. Önce projeden bahsedeyim kısaca, sonra projenin arkasındaki kişilerden. Hani neden benim aklıma gelmedi dedirten fikirlerden..

Sitenin adı acikinovasyon.com. İşleyiş kısaca şu şekilde: Firmalar siteye üye oluyor. Ardından siteye fikir ya da proje çağrılarını gönderiyorlar. Bu, "sizce yeni ve farklı ne tarz bir ürün çıkarmalıyız", "var olan ürünlerimizin ambalajında nasıl bir değişikliğe gidebiliriz" gibi ürün bazlı sorulardan, müşteri deneyimini farklılaştırmayı amaçlayan ya da mevcut teknik bir sorunu çözmeye yönelik fikir taleplerine kadar geniş bir yelpazede yer alıyor. Elbette konu inovasyon olunca amaç, ürün ya da hizmetin "farklılaşma" yaratarak firmanın rakipleri arasında sıyrılmasını sağlayacak fikirler.
Fikriniz beğenilip uygulamaya alındığında ise ödül kazanıyorsunuz. Ben şimdiden iştahla işe koyuldum :)

Projenin arkasındaki isimler olan Yakup Sezer- Nurettin Coşkun ikilisinin hikayeleri ise kısaca şu şekilde:
Endüstri Mühendisliği bölümünde okuyan 2 arkadaş, bir iş fikri bulup, kağıt üstünde işletmeye dönüştürmeleri gereken bir proje geliştirme ödevi alırlar. İstedikleri sadece yüksek bir not almaktır. Ancak ödev o kadar beğenilir ki, diğer derslerde örnek vaka olarak kullanmaları istenir. Zamanla, fikir üzerinde daha çok düşünmeye başlarlar ancak Sanayi Bakanlığı'nın yeni girişimlere sermaye desteği verdiği TeknoGirişim Fonu'ndan haberdar olana kadar fikirlerini kısa vadede işe dönüştürme düşünceleri yoktur.

Sanayi Bakanlığı'na gönderdikleri projeleri, tahmin edeceğiniz gibi zorlu bir süreç sonunda kabul edilir ve 100.000 TL sermaye desteğini almaya hak kazanır ve ardından şirketlerini kurarlar.
*********************************
Ayrıca Forbes dergisi Aralık sayısında Martin Lindstrom'un Buyology kitabını veriyor. Kitabı okumak istiyorsanız kaçırmayın derim çünkü derginin fiyatı 7 TL.

18 Temmuz 2010 Pazar

Kendi 30 sn.'lik Reklamınızı Hazırlayın

Siz de kendi ürünlerinizle yukarıdaki gibi bir video yapmak ister misiniz?
Üstelik ücretsiz.

Animoto.com adlı site ücretsiz olarak 30 sn’lik videolar hazırlama imkanı sunuyor. Üstelik fon müziğini isterseniz sitenin sunduğu şarkılar arasından seçebilir, isterseniz bilgisayarınızdan yükleyebilirsiniz.

Site İngilizce ama İngilizceyle çok aranız yoksa bile üstesinden gelinebilir. Burada biraz anlatmaya çalışacağım, yine de aklınıza takılan ya da sormak istediğiniz olursa yorum gönderebilirsiniz.


-Öncelikle animoto.com'a girerek sağ üst köşede yer alan SIGN UP butonuna tıklayın. Açılan sayfada sol sütunda yer alan "Basic", seçeceğiniz üyelik biçimi. Hemen altındaki “Try It Now” kısmına tıklayarak gelen sayfada isim, soyisim, e-mail adresi ve şifre ile üye oluyorsunuz.

Bu şekilde “basic üyelik” sahibi oluyorsunuz ve sınırsız sayıda 30 sn’lik video yapma hakkınız oluyor. (Yıllık ücretli üyelik seçenekleri de var ve elbette çok daha fazla imkanlar sunuyor)
Elbette farklı videolar yapabilirsiniz. Arkadaki fon müziğini değiştirerek romantik bir albüm oluşturabilirsiniz mesela :)


-E-mail adresi ve şifrenizle giriş yaptığınız zaman önünüze direk video oluşturmaya başlayabileceğiniz sayfa açılıyor. “Create One”a tıkladığınızda stil seçenekleri geliyor. “Styles” başlığı altındaki “Animoto Originals”ı seçebilirsiniz.

Açılan pencerede sağ alt köşedeki mavi “free” linkine tıklayın.


-Burada görüldüğü gibi 3 seçenek var: Fotoğrafları bilgisayarınızdan yükleyebilir, sitedeki mevcut grafiklerden seçebilir ya da flickr, facebook, picasa gibi sitelerdeki fotoğraflarınızdan aktarabilirsiniz. Şimdilik bilgisayardan yüklemeyi seçiyorum:



-Açılan pencerede bilgisayarımdan istediğim fotoğrafları seçerek yüklemeye başlıyorum. İlk fotoğrafı yükledikten sonra alt sırada bazı simgeler çıkıyor:

Add More: Bir sonraki resmi yüklemek için
Add Text: Fotoğrafarın arasına metin koyabilirsiniz. Örneğin ben videomda resimlerin aralarına dükkan ismimi ve web adresimi yazdım.
Rotate: Resmi yükledikten sonra döndürebilirsiniz.
Duplicate: Aynı resmi kullanacaksanız tekrar yükleme yapmanıza gerek yok. Resmin üzerine tıklayıp “Duplicate” derseniz aynısından bir tane daha koyar.
Delete: Silmek istediğiniz resme tıklayıp ardından “Delete” deyin.
Shuffle: Resimleri rastgele karıştırmak için.


Resimleri sırayla yüklemenize gerek yok. Hepsini yükledikten sonra sürükleyerek sıralarını değiştirebilirsiniz. (Tabi ki yazdığınız metni de aynı şekilde sürükleyerek istediğiniz resimlerin arasına koyabilirsiniz. Metin resimlerin arasında T şeklinde görünen karedir)

-Tüm resimleri yükledikten dilerseniz metin de yazdıktan sonra sıralarını sürükleyerek düzenleyip, simgelerin en sağındaki "done" tuşuna basın.
 

-Karşınıza gelen sayfada sizden fon müziği seçmeniz istenecek. Sitedeki müziklerden seçebilir ya da bilgisayardan yükleyebilirsiniz. "Select from our collection"ı tıklıyorum.


Sitedeki müzik seçeneklerini şiddetle tavsiye ederim. Farklı müzik tarzları ve gerçekten harika şarkılar var. Üstelik seçmek için dinleyebiliyorsunuz. Şarkıyı belirledikten sonra sağındaki “select”i işaretlemeniz yeterli. Ardından gelen sayfada "Continue" butonuna tıklayın.

-Gelen sayfada video ismi ve açıklamayı girin. "Producer Name” bölümüne gireceğiniz isim, videonuzun sonunda “Created By" şeklinde yer alır. O sebepten tasarımcı isminiz ya da dükkan isminizi girebilirsiniz ve hazırladığınız videonun çeşidine göre farklı şekilde adlandırabilirsiniz.


-Doldurduktan sonra"Create Video"ya tıklayın. Videonuzun işlenmesi birkaç dakika sürebilir. Pencereyi kapatmayarak bekleyin.

  -Vee bittiğinde karşınıza videonuz gelecek. Aynı zamanda video sistemdeki mailinize de otomatik olarak gönderiliyor.
 

-Videonun sağ alt köşesinde yer alan “Video Toolbox” butonundan videoyu silebilir, düzeltebilir ya da yeni bir video oluşturabilir, aynı zamanda videoyu blog veya websitenize yerleştirebilir, facebook profilinizde paylaşabilir, benim yaptığım gibi blog post olarak yazabilir ve youtube gibi sitelere taşıyabilirsiniz.

Umarım bu özellikler işinize yarar ve faydalı olur. Sormak ya da eklemek istediğiniz olursa bu yazıya yorum gönderebilirsiniz.

8 Temmuz 2010 Perşembe

"Yeni Moda Bebek Patikleri" ya da "Bir Ürün Fikri"

GraciousMay

Bebek patiği dendiği zaman aklımıza genelde babaannelerin pembe, mavi ya da su yeşili renginde orlon iplikle ördüğü, modelleri de birbirine benzeyen patikler gelir. Ancak aşağıda çok farklı modellerde bebek/çocuk patiklerini bir araya getirdim. Tabi bunların hepsine biz patik diyoruz ama aslında ayakkabı, sandalet dememiz gerekir :) Türkiye'de henüz pek yaygın olmayan bir ürün fikri arıyorsanız, bu fikri değerlendirmekte fayda var diye düşünüyorum. Bunlara farklı bir şeyler arayan anneler, anne adaylarıve bebek hediyesi bakanların bayılacağı kesin!


Bu tip patiklerin 4$ gibi fiyatlardan başlayan açıklamalı kalıpları satılıyor Etsy'de. Sadece bir defaya mahsus alacağınızı düşünürseniz oldukça küçük bir maliyet. Ancak tabiki yapılışları maalesef ingilizce. Kumaş-keçe-örgü malzemesi farketmez bu tip çocuk patiklerini "booty" olarak adlandırıyorlar. Yabancı sitelerdeki araştırmalarınızda işinize yarayabilir. Aramalarda "slipper"ı da kullanabilirsiniz.


littleposhbebe
sewingwithme1
prettylittle

16 Haziran 2010 Çarşamba

Cihangir PAZART El Yapımı Ürünler Pazarı

Cihangir Güzelleştirme Derneği'nin organize ettiği Pazart El Yapımı Ürünler Pazarı'na uğradım Pazar günü..Sanırım bu 4 ya da 5 .gidişim.. Yaz ayları geldiğinden 14.00-21.00 saatleri arasında açık olacak. Ben gittiğimde saat 5'ti ve biraz tenha idi. Sanırım sıcaktan olacak..5ten sonra ne oldu bilmiyorum. Bir de boş tezgahlar vardı..(Sahipleri hiç mi gelmedi, yoksa erken mi boşalttı bilmiyorum) Ve de tezgah koymak için müsait ve boş alanlar. Geçtiğimiz sene tezgah alabilmek için kuyruğa girdiğimi hatırlıyorum.

Bu arada güzel bir sürpriz oldu..Ne hikmetse her gidişimde Etsy'den birilerini görüyorum. Bu defa VanilyaDesign ile tanıştık. Etsy'deki dükkanına henüz koyma imkanı bulamadığı çok yaratıcı ve sevimli tasarımları var:

Pazar'da nar patlaması yaşanıyordu. Özellikle seramik çalışması olarak. Ama narın formuna ben de bayılıyorum ve farklı yorumlarını görmek hoş oluyor. Hepsi de birbirinden güzeldi. Yukarıdakiler de VanilyaDesign'ın nar kolyeleri. Aşağıda da başka tezgahlardan kareler.